• slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
Duyurular

Sayın Üyelerimiz, Yüksek öğretim kurumlarında eğitim gören üniversite öğrencilerimize burs sağlanmaktadır. Öğrenci burslarına yapmış olduğunuz katkılar için teşekkür ederiz.


**DUYURU** 
01/10/2008 tarihli ve 30552 sayili Resm  Gazete'de yayımlanan Dernekler Yonetmeliginin 83. maddesine göre derneklerin üyelerine ait bilgileri DERBIS'e (Dernek Bilgi Sistemi ) kaydetme zorunlulugu getirildi. Bu nedenle 2022 yılına  ait aidatların ödemesi ve sistemdeki kişi listelerinin güncellenmesi gerekmektedir.Üye bilgilerinin iletilmemesi veya yıllık aidatın ödenmemesi durumunda Dernek Tüzüğünün ilgili Maddesi gereği üyelikleri düşmüş olacak.
“ Dernek üye aidat ödemelerini  AKBANK  İSTANBUL ÇAĞLAYAN ŞUBESİ TR980004600352888000054496  nolu  iban numarasına gönderebilirler açıklama kısmına 
Aidatı gönderen kişinin Adı Soyadı TC ve telefon numarasının yazılzması gerekiyor.
Ayrıca üye aidat borcu olmayan üyelerimiz  isterlerse “ bağış veya Öğrenci  burs ödemesi”olarak ödeme gönderebilirler.
Sevgi ve saygılarımızla. Dernek Yönetim kurulu adına
Başkan  Turan BALCI


Düğün Nikah ve diğer planli etkinlikleri https://www.ilicakoy.com/Etkinlikler sayfasından takip edebilirsiniz.


Rize Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 0   0
EURO 0   0
       
Özlü Sözler
Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez. (Montaigne)
ESKİ ZAMANLARDA YAYLA

O ZAMANLAR YAYLADA YAŞAM

 

               Önceki yazılarımızdan birisinde Yayla yolculuğundan bahsetmiş ve daha sonra ki yazılarımızda Yayladaki günlerimizden ayrıca bahsedeceğimizi beyan etmiştik.

 

               İşte bu yazımızda uzun uzadiye olarak İnşallah; aklımızın yettiği ve dilimizin döndüğü nispetle Yaylada o zamanlardaki yaşamı anlatmaya çalışacağız. Mevla’mdan muvaffakiyetler temenni ederim.   

 

               Günler öncesinden dört para köye ait İhtiyar heyetleri ve Muhtarlar heyeti yapmış oldukları toplantı neticesinde Yaylaya çıkma hususunda almış oldukları “Nerz bozuldu”, belirtilen gün ve tarihte Yaylaya çıkılacak kararı neticesinde başlayan Yayla yolculuğumuzu tamamladık. Yaylaya çıktık ve ineklerimizi kendileri için yapılmış olan Ahır’a ve yine her birerleri için ayrı bağları olan “panfı”larda ki yerlerine bağladık ve istirahat’a çekildik. Evlerimizin durumu ve konumu hakkında daha önceki yazımızda bahsettiğimden, burada tekrar yapmadan direkt olarak Yaylada yaşam konusuna giriş yapacağız. Yayladaki evimizde bize ayrılmış olan “haniççe” bölümünde “Çumah”tan veya sadece “ot”tan yapılı üzeri bir çarşaf benzeri  bir örtü ile kaplı Kuş tüyü! Yatağımıza, yolculuğun vermiş olduğu yorgunluk ve uykunun vermiş olduğu mahmurlukla yatardık.  

 

               Sabahleyin erkenden inekler sağılır ve dışarı çıkana kadar atıştırmalık babından önlerine bir miktar ot atılırdı. Yaylada ot köyden çok daha kıymetlidir. Ot temini konusu ilerde ayrıntılı olarak anlatılacaktır.. Her şey emir ve komutla bir disiplin içerisinde ahenkle yapılırdı. Birinci gün henüz heyet toplanmadığından inekleri Yayla boyunca bekleyecek olan Çobanlar tutulmamış olduğundan inekler ahırlardan çıkartılarak evdeki çobanlık işleri ile sorumlu şahıslara teslim edilir ve inekler yaylıma götürülürdü. Daha önceden aile büyükleri tarafından konuşulup karara bağlandığı gibi yapılan iş dağılımı neticesinde herkes görev ve sorumluluğunun bilincinde göver başlardı. Çobanlık ve inekleri çabana sürme konuları ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

 

               Önceden ayarlanıp, ücreti mukabilinde tutulan Camının İmamı ilk günden göreve başlardı. İlçe dışından imamlar tutulduğu gibi ilçemizden de tanıdık bildik hocalar tutulurdu. İkizdere’mizde hizmet veren ve benim de mezun olduğum İkizdere İmam Hatip lisesinden veya İkizdere Kur’an Kursundan hafız veya hafız olmayıp da İmamlık liyakatine sahip kişilerden Muhtarlar heyeti veya ileri gelenlerin tavsiyeleri ile Hoca tutulurdu.

 

               Büyük Yayla Camisine uzun yıllar Ethone (Gürdere) köyünde merkez Camiinde görev yapan, İmam Hatiplik mesleği yanı sıra Saatçilik ve Dişçilik mesleği ile ün yapmış olan ve bu meslekleri de icra eden Merhum Of’lu Ahmet Hoca tutulurdu. Bizim yaylaya tutulan İmam Hatipleri hatırlaya bildiğim kadarıyla yazmaya çalışacağım. Pakorom  (Cevizli) köyünden Mizrap hoca, Ethone (Gürdere) köyünden Şöfor Şevki amcanın oğlu Nuri KARADENİZ hoca, Ordulu Ali ELMACI hoca (Sonradan Aşeki vane’den Mecidin Hüseyinin Damadı oldu). Yine Ordulu Adem YUMOŞ hoca (Sonradan Köse Abdullah oğlu Hafız Hasan MOLLAHASANOĞLU’nun damadı oldu).  Tulum pınarlı iki kardeşler Hafız Hüseyin ve Hafız Hasan KELEŞ Hocalar. Yine Ethone’den Alaattin hoca, Rahmetli Babacığım Hafız Hacı İsmail Hoca, Kardeşim Hafız Mustafa hoca, Muçolardan Muhammet TEKİN oğlu Hafız Ömer TEKİN hoca, Ordulu Mustafa hoca (Sonradan Ethoneden İmdat TATOĞLU’nun damadı oldu). silyan Kur’an kursunda okuyan Kaya hoca, yine Pakorom’dan Nazmi TOPÇAKAN hoca. Daha birçok hoca görev yapmıştır ancak şu anlık akılıma gelenleri arz ettim. Hepsine ayrı ayrı saygı ve şükranlarımı arz ediyorum, Ölenlere rahmet, hayatta olanlara hayırlı uzun ömürler temenni ediyorum.

 

               İmam Hatiplerden bahsetmişken, kendilerini rahmetle anmak ve ölenlerin arkalarından birer Fatiha okumak için cemaatten de bahsetmek isterim. Her biri ayrı bir değer olan bu cemaatten bazılarını yazının ilerleyen bölümlerinde özel olarak ayrıca bahsedilecektir. Burada sadece isimleriyle iktifa edeceğimiz cemaatimizden ebedi âleme göçenlere gani gani rahmet diler, hayatta olanlara sıhhat, afiyet ve hayırlı ömürler temenni ederim.

 

               Hakif Balcı (dede), Vaıdenin Hüseyin, Tepenin Memiş, Rasim’in Hamza (Kaim pederim),  Rasim’in Nazir YILMAZ, Zeynulli YILMAZ, Hayrullah YILMAZ, Feyizi AKSU, Mehmet AKSU, Firili Osman KATAR, (Kör) Nejmüddin, Papayıneden Mustafa YILMAZ, Bayram YILMAZ (Dayım), Cemal YILMAZ, Yakup YILMAZ, İbrahim YILMAZ, Çoban Osman BALCI (Amcam), Çoban Mustafa BALCI, Demirali BALCI, Çoban Hasan BALCI, Dursunali AKSU, Hacı Hasan AKSU, Hacı Fazlı BALCI (Dayım), Hacı Muhammet BALCI (Dayım), Hacı Muhammet YILMAZ, Ensar YILMAZ, Aslan YILMAZ, Hamdi YILMAZ, (Mecidin) Hüseyin, Dursun YILMAZ, Secauddin YILMAZ, Hacı Mustafa YILMAZ, Davut BALCI, Mustafa BALCI, İsmail BALCI, Nazir BALCI, Şefki BALCI, (Hakifin) Hüseyin BALCI,   Katalandan Hacı Hasan BALCI, Hacı Aslan BALCI, Hafız Mustafa BALCI, Bahattin BALCI, Dursun Ali BALCI,  Ekrem BALCI, Rüşen BALCI, Hacı Cemil SONAR.

 

               Ethoneden: Hoças’ın İsmail COŞKUN, Asim COŞKUN, İlyas COŞKUN, (Kopel) Ahmet TUNCER, (Kolsuz, çoban) Rıfat TUNCER, (Tavlaş) Mustafa TUNCER, Samiddin TUNCER, Dursun ali TUNCER, Emrullah COŞKUN, (Yanmışın) Muhammet.

 

               Kafkameden: Hacı Kemal AZAK, Hacı Muhittin AZAK, Hafız Dursun AZAK (Rasim’in Ademin damadı), Osman AZAK, Yılmaz AZAK (Şöfor), Hacı Ahmet BİLİŞ, Rafet BEKİROĞLU (Eski İkizdere Belediye Başkanı), (Kolsuz) Ali …, (k…..s) Ali Osman BİBEROĞLU.

 

               Mevsimlik olarak Yaylada başlamış olduğumuz hayatın İlk günü akşam namazı eda edildikten sonra Camide oturma bölümünde Çobanlık konusu ele alınırdı. Daha önceden üzerinde konuşulup tartışılmıştır ancak son noktayı koymak üzere ihtiyar heyeti tekrar toplanırdı. Yaylamızda yaklaşık elli yıl çobanlık hizmeti veren amcam Rahmetli Osman BALCI kıdemli baş çoban olarak çağrılır ve yardımcılığını yapmak üzere iki kişi daha belirlenirdi. Sıkı bir pazarlık neticesinde hayvan başı ödenecek para, Yayladaki toplam hayvan sayısına göre belirlenirdi.

 

               Çobanların tutulmasına en çok evde bu işle görevlendirilen bayanlar veya erkekler sevinirdı. Çünkü her gün yağmur çamur demeden çobanlık yapılacaktır. İnekler bir hayli karabalıktır. Büyük Yaylada bin beş yüz – iki bin, bizim yaylada ise bin – bin iki yüz civarında inek bulunmaktadır. Her evde en az 3- 4 olmak üzere 10 – 15 ineği olan vardır. Yayla gezme, eğlenme yeri değil çalışma ve kadıları doldurma yeridir.

 

               Baş çoban Osman BALCI her sabah erkenden Camiye giderek hoparlörden ineklerin nereye sürülmesi gerektiğini anons ederdı. Havanın durumuna ve gençlerin ricasına göre değişik yaylımlar anons edilirdi. Kendisine has sesiyle avazı çıktığı kadar “ MAAALİİİİ SUUURUUUN PERSOPAYAAAA” gibi bağırırdı. Yaylada hayvanların otladıkları yerler çeşitli isimlerle adlandırılmış olup, anonsta adı geçen yer haricinde hayvan otlatmak yasaktır. Başlıca yaylımlar: Persopa, Sırıklı, Baş çayır, Kısa çamlık, Büyük boğazın dibi, oluklu suyun üstü, oluklu suyun altı, Cedak, Köy yolu, Mağara, Püşi, Teke puarı gibi yerlerdir.

 

               Baş çoban Osman BALCI’nın anonsuyla başlayan hareketlilik Yaylaya ayrı bir hava ve ayrı bir canlılık katmaktadır. İnek sesi, hoper ve çındırak sesleri yanı sıra insan sesleri de birbirine karışarak semaya yükselmektedir. Kaaaleee, kaaalee. Oooohaaa, Ooohaaa.  Vurmanı. Gel aaan naaa, abuloooo haunı bi çeviiir. Hasaaan beni bekleee. Göllerde buluşalım. Olaaa Aliii çabuk gel daaa, biz seni bekleyiiik. Diğer yandan Abulooo ipuni orağunu da al, ordan çaliya gideruuuk veya çimene gideruuuk diyenler.

 

               Aman Allah’ım Yaylada her yeni bir gün, yeni bir hayatin başlangıcı gibi. Hayvanlar yaylımlara doğru yol alıp, yayladan uzaklaşınca, geride çocuk sesleri, Kaymağı alınmak üzere Süt makinesi sesleri. Çimene, Oduna veya Çalıya giden Teyzelerin, Halaların sesleri. Tavuk, Horoz sesleri, Köpek sesleri bunlar daha başka bir güzellik. Yayladan iyice uzaklaşan Ablalar, Teyzeler ve Halaların türkü seslerine karışan haykırma sesleri. E heeeeeey iiiiiiiihuhuhuhuhu. Karşı taraftan bu sese, misliyle bir başka “nara”sesi karışırdı. Karşılıklı atma türküler, bağrışmalar, çağrışmalar olurdu.

 

               Yüke gidenlerin ikindiye doğru eve geri dönüş yolculuğu başlardı. Yine bağrışma, çağrışmalar, haykırmalar naralar atılırdı. Abuulooo yüküni ettinmiii. Ettim ettiiim. Yada; ola beni bekle ben edemedim. Orıya biraz otur beni bekle gibi sesler.

 

              Çimene ve çalıya gidilen yerlerin Başlıcaları; Cazının sakızı, Zuvanın dibi, Persopanın kırtılı, Kısa çamlığın dibi, Cedak, Köy yolu gibi yerlerdı.

 

               Yerler dik ve yamaç, yollar engebeli, yükler de bir hayli ağır olurdu. Yaylada ikindi ezanı okununca, yüke gidenlere karşı gidilip yüklerinden alınacaktır. Bu kronik bir gelenektir, mecburi bir görevdir. Bu nedenledir ki yüke giden de yükünü olabildiğince ağır ederek daha fazla malzeme temini için ha babam, de babam, kan ter içerisinde çalışır ve çok malzeme toplardı. Yine de bu şartlarda bile, yük altında türkü ve haykırma eksik olmazdı. Bu Yaylanın bir şenliğidir. Bu sesler, hem bir haberleşme ve hem de birbirlerine bir güvencedir.

 

               Yaylada iş çok, dürüşlük yok, yapılan işler sorumluluk bilinciyle zevkle yapılırdı. Evde kalan da ev işleriyle meşgul olurdu.  Genellikle her evde mutlaka çocuk vardır. Çocuklara bakılacak, inekler çobana gittikten sonra ahırlar temizlenecek, panfılar[Mh1]  süpürülüp temizlenecek ve akşama hazırlık için ineklerin panfılarına bir miktar ot, sufan veya çimen yerleştirilecektir. Evde yemek yapılacak, yükten gelenler karşılanacak, yükleri ilgili yerlere yerleştirilip, sofralar kurulacak yemekler yenilip, ineklerin çobandan gelmeleri beklenecektir. Gün batmak üzere iken halen çobandan gelmeyen inekler için arama timleri oluşturulup, Çobanlara haber verilecek ve hep birlikte aramaya gidilecektir.  

 

               Yaylada Çobanlar, İmamlar, Cami cemaati, Gençler, Çocuklar, Kadınlar, Erkekler, İnekler, Buzavlar (İneklerin yeni doğmuş yavruları), havalar, sular ve dağlar gibi kategorilere ayırıp hepsini tek tek ele alarak yazmaya çalışsam bile eminim ki birçok şeyi yine de tam olarak yazamayacağım. Ancak o günleri bire bir yaşamış olan kişiler okuduğunda o günlere ait çok şeyler hatırlayacak ve duygu dolu anlar yaşayacaktır. O günleri hiç yaşamayanlar ise, vay beee bizim Analarımız, Babalarımız, Dedelerimiz neler yaşamışlar, öyle günlerde mi varmış? Diye kendilerine sormaktan geri kalmayacaklardır.

 

               Yukarda yazılmış olan kategorilerin her biri ile ismi geçen şahıslar her birerleri başlı başına bir yazının özel konusu olacak kadar geniş ve manidardır. Bizler burada hatırlayabildiklerimizi kaleme almaya çalışacağız.

 

                 Devam edecek

 


 [Mh1]



HÜSEYİN BALCI

Okunma Sayısı: 103


44.211.31.134








  Erol BALCI

Allah razı olsun Hüseyin abi. Güzel bir yazı oldu. Ellerine sağlık.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Başkan'ın Mesajı
Aidat Borcu Sorgulama
Son Ziyaretçi Yorumları
Turgut Tekin
Değerli Köylülerim, bir konuda fikirlerinizi bizimle paylaşmanızı rica ediyorum. Mevsim nedeniyle Düğün ve Nikah merasimlerinde yoğunluk yaşanmaktadır. Günümüz trafik ve ulaşım maliyetleri nedeniyle uzak bölgelerden Düğün ve Nikah salonlarına ulaşmak zorlaşmıştır. Bu nedenle köylülerimizin evlenecek çiftlere hediyelerini ulaştırabilmeleri için, Davetiye SMS altına evlenecek çiftin IBAN numarasının yazılması ve Düğün davetiyelerinin dağıtılmasında yaşanan zorluk nedeniyle davetiyelerin toplu sms olarak gönderilmesinin yeterli olacağı önerisi hakkındaki görüşlerinizi paylaşmanızı rica ederim.

Hüseyin aksu
Emeği geçen herkesten Allah razı olsun

Turgut Tekin
Değerli köylülerim öncelikle uzaktan yakından Ilıcaköyü Derneği, köy muhtarlığı ve köyümüzle ilgili konuları yakından takip ettiğiniz için hepinize teşekkür ederim. Köyümüzle ilgili faydalı olabilecek görüş ve önerilerinizi web sitemizin ziyaretci yorumları alanında paylaşmanız, daha faydalı olacağı kanaatindeyim. Sitemizin yayinlamasini istediginiz haber, bilgi. belge ve resimleri bizimle paylasabilirsiniz. Olumlu veya olumsuz goruslerinizi, musait vakitlerinizde bu mecrada tum koylulerimizin takip edebilmesi için paylasminizi rica ederiz. Saygılarımla


Tüm ziyaretçi yorumları için tıklayınız.

Rize İkizdere Ilıca Köyü Derneği

© Copyright 2022  V4.1 Tüm Hakları Saklıdır. | Dernek Sitesi | Köy Sitesi


Top